Reklamı Geç
Advert
Advert

AK Parti’li Yavuz ‘‘Türk arıcılarından derhal özür dilenmelidir.’’

Fox tv'de sunucu Çağla Şikel’in hazırlayıp sunduğu programa katılan bir bal firmasının Ar-Ge direktörü Dr. Emel Damarlı’nın, kovandan alınan balların kirli, mikroplu, antibiyotikli ve tarımsal ilaçlara maruz kaldığını ve bu sebeple markalı olmadığı için tüketilmemesi gerektiği yönündeki açıklamalarına, sahte bala açtığı savaş ile Arıcı’ların vekili olarak anılan Aydın Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Metin Yavuz’dan eleştiri geldi.

AK Parti’li Yavuz ‘‘Türk arıcılarından derhal özür dilenmelidir.’’
AK Parti’li Yavuz ‘‘Türk arıcılarından derhal özür dilenmelidir.’’ Ekspres Aydın
Advert

Programda kullanmış olduğu ifadeler ile Türk Arıcısına alenen hakaret edildiğinin altını çizen AK Parti’li Yavuz, ‘’ Bu talihsiz açıklamaları yapan
Dr. Emel Damarlı’nın Ar-Ge direktörlüğünü yaptığı firmaya ve o firma sahiplerine baktığımız da bu
çıkışın altında yatan gerçeğin aslında siyasi bir hamle olduğunu görebiliriz.’’ dedi.

‘’Ürünlerinde kanserojen madde çıkan bir markanın şimdi hijyenden bahsetmesi çok manidar.’’

Geçtiğimiz yıllarda Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından hazırlanan raporda palmiye
yağının kanserojen olduğunu duyurduğunu ve ülkemizde tanınan bir markanın bir ürününde bu
yağın kullanıldığının ortaya çıktığını açıklayan Aydın Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Metin
Yavuz, ‘‘ EFSA tarafından açıklanan rapor sonrasında söz konusu markanın ürünlerinde de bu
yağın kullanıldığı ortaya çıktı. Firma tarafından hemen üründe değişikliğe giderek Palm yağı yerine
Fındık yağı eklendiği görüldü. Fındık yağı ve Ayçiçek yağından ibaret olarak ta bitkisel yağ
karışımına yer vermeye başladılar. Bu rapor açıklanıncaya kadar ürünlerinde kanserojen olduğu
belirtilen palm yağı’nı ürünlerinde kullanarak insan sağlığını hiçe sayan bu markanın Ar-Ge
direktörü şimdi nasıl olur da insan sağlığını gündeme getirerek hijyenden bahsedip arıcılarımıza
hakaret eder. Marka altında sattıkları balları bu arıcılardan alan kendileri değil mi? Bunların gayesi
arıcılarımızın tüketiciye kaliteli bal satmalarını engelleyip, tüketiciyi kendileri gibi endüstriyel bal
üreten birkaç firmaya mahkum mu etmektir. Eğer öyle ise bunu asla başaramayacaklar. Söz
konusu markanın sahiplerine baktığımızda farklı siyasi kimliği ile İstanbul’da yaptığı çalışmalarıyla
tanınan ünlü bir işadamı karşımıza çıkıyor. Sahibi olduğu marka, Türkiye genelinde bal sektöründe
önemli bir yer almış. Bunların aslında rahatsızlıkları başka… Onların rahatsızlığı Başkan Erdoğan
liderliğinde, Tarım ve Orman Bakanımız Sn. Dr. Bekir Pakdemirli’nin sahte ballara karşı savaş
açıp, bizlerin bal aromalı şuruba geçit vermeyişimiz. Üreticiden tüketiciye kaliteli balın ulaşmasını
sağlamak ve insan sağlığını korumak adına alınan bu önlem belli ki onları baya bir rahatsız etmiş
olsa gerek ki, kendi ürünlerinde kanserojen madde olduğu ortaya çıkan bu firmanın sözde Ar-Ge
direktörü bir televizyon kanalında yayınlanan programa çıkarak hijyenden bahsedip, pis bir tabağı
gösterip arıcılardan alınan bal böyledir diyerek, arıcılarımızın onurunu kırıcı ifadeler kullanıyor.’’
dedi.

‘‘Türk Arıcısı İşportacı Değildir.’’

Türkiye’nin bal üretiminde dünya ikincisi olduğunu ifade eden Aydın Milletvekili ve AK Parti MKYK
Üyesi Metin Yavuz, arıcıların işportacı gibi gösterilmesinin kabul edilemez bir hata olduğunu
belirtti. Yavuz yaptığı açıklama da, ‘‘Ülkemiz 8 Milyon koloni ve hobi arıcısı ile birlikte 150 Bini
aşkın ailesiyle dünya bal üretiminde ikinci sırada. Hal böyle iken, katıldığı televizyon programında
arıcı çiftçilerimizi ‘‘açıkta bal satan insanlar’’ diye işportacı gibi gösteren söz konusu markanın Ar-
Ge direktörünün bu hatası kabul edilebilir gibi değil. Hiçbir kanserojen madde kullanmadan,
alınlarının teriyle ekmeklerini kazanmaya çalışan arıcı çiftçilerimizden kurumsal olarak özür
dilenmelidir.’’ dedi.

‘‘Arı ürünleri binlerce yıl önce tedavi amaçlı kullanıldı.’’

Arı ve arı ürünlerinin mazisinin çok eskiye dayandığının altını çizen Aydın Milletvekili ve AK Parti
MKYK Üyesi Metin Yavuz, ‘‘İlk olarak Sümerler tarafından bal, Propolis, arı sütü ve polenin
tedavide kullanıldığı kayıtlarda bulunmaktadır ve üretkenliğin sembolü olarak kullanılmıştır. M.S
980 ve 1037 İbni Sina gibi hekimlerin arı ürünlerini tedavi amacıyla ne şekilde kullandığı
bilinmektedir. Kelimenin kökeni bal arısının Latince adı apis mellifera ve tedavi anlamına gelen
Latince terapi sözcüklerinden gelmektedir. Arı ürünleri üretim kadar saklama koşulları etkinlik
bakımından son derece önemlidir. Ham balın özellikle son yıllarda yürütülen iltihap giderici ve
yanık iyileştirici mide ülser gastrit sindirim sistemi ve benzeri sorunların tedavisinde etkili olduğu
düşünülmektedir. Her ne kadar bazı programlarda direkt aracıdan ürün alınmayacağı söylense de
milattan sonraki zamana dönüş yaparsak eğer analiz ya da ısıl işlem görmüş bal
bulunmamaktadır. Günümüzdeki konuşmalara baktığımızda arıcıların arılara antibiyotik kullandığı
ve insanlara zararlı olduğundan bahsedilmiştir. Böyle bir şey söz konusu olamaz eski zamana
dönüş yaptığımızda antibiyotik keşfedilmediği dönemlerde Savaş yaralarının tedavisinde bal
kullanıldığı bilinmektedir önemli olan nokta balın antimikrobiyal özelliğinin kaybolmamasıdır. Bu
örneği ele alacak olursak arı zaten bünyesinde doğal antibiyotiği bulunduruyor. Arıcıdan bal
almayın çocuklarınıza yedirmeyin derken acaba bize bırakın balın özelliğini yok ederek, ışıl işlem
uygulayarak size tekrar sunarız demek mi istiyorlar?’’ ifadelerini kullandı.

‘‘STK’lar her zaman üreticinin yanında yer alan çalışmalar yürütmelidir.’’

Her sektörde olduğu gibi bal sektöründe yer alan üreticilerin haklarının savunulmasında Sivil
Toplum kuruluşlarının büyük önemi olduğunu belirten Aydın Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi
Metin Yavuz, ‘‘Sivil Toplum Kuruluşları; üyelerine menfaat sağlamak, üyelerinin menfaatlerini
korumak, toplumsal fayda yaratmak gibi birçok amacı olması dolayısıyla hayata geçen
oluşumlardır. Ülkemizde diğer sektörler de olduğu gibi bal sektöründe de bu amaçla kurulan
STK’lar mevcuttur. Bunlardan bazılarının son zamanlarda yürüttükleri politikalara bakıldığında
kuruluş amaçlarının dışına çıktığı görülmektedir. Oysa bazı STK’lar, arıcı çiftçilerimize örgütlenip,
kooperatifleşip kendi ürününüzü kendiniz satın diyeceğine, bazı şirketlerin adeta silahşörlüğünü
yapmaktadır. STK’ların görevi bal ve arı ürünlerini satan firmaları değil, arıcıları savunmaktır.
Bundan dolayı her zaman üreticinin yanında yer alan çalışmalar yürütmelidirler.’’ dedi.

Programda kullanmış olduğu ifadeler ile Türk Arıcısına alenen hakaret edildiğinin altını çizen AK Parti’li Yavuz ‘’ Bu talihsiz açıklamaları yapan Dr. Emel Damarlı’nın Ar-Ge direktörlüğünü yaptığı firmaya ve o firma sahipler
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP’Lİ BÜLBÜL: “ŞEYHTEN” İCAZET ALANDAN EĞİTİMCİ OLMAZ
CHP’Lİ BÜLBÜL: “ŞEYHTEN” İCAZET ALANDAN EĞİTİMCİ OLMAZ
Karabağlar'da Dolu Dolu Yarıyıl Tatili
Karabağlar'da Dolu Dolu Yarıyıl Tatili